Taza Katatonia klibi, The Longest Year
Bu arada Katatonia‘nın yeni EP’si “The Longest Year“ın şarkı listenin şu şekilde olduğunu söylemiş miydim: Farklı bir Idle Blood, haliyle The Longest Year, remixlenmiş bir Day And Then The Shade‘ ve asıl beklenen, “Sold Heart” isimli yeni bir parça! EP 15 Mart’ta çıkıyor. Sahi, Katatonia’nın yeni bir EP çıkaracağından bile bahsetmemiştim değil mi ?

İlker Yasin gelsin bu albüme şapka çıkartsın.
- Guus Hiddink
Matruşka gibi albüm ya da tam tersi. Dinledikçe açılan, açıldıkça içinden daha büyük kopyaları çıkan bir albüm. Esmeye başlayan progressive rüzgarlarının Steven Wilson ile fırtınaya döndüğüne işaret edip, gözlerden bir damla yaş süzdüren albüm. Oryantal Metalin kitabını yazıp çoluk çocuğa ücretsiz dağıtan albüm. Çok dilli albümün kullanma kılavuzu hazırlamış albüm. Bir araya gelen yetenekli adamların kapris arenasında kapışmak yerine, yaratıcılığın sınırlarında nasıl top koşturacağını betimleyen albüm. Bir küsür saat en hızlı nasıl geçer sorusunun cevabı olan albüm. “2010′un En İyi Albümleri” listeme şimdiden girmiş nadide albüm.
Yuh bu albüm halen çıkmadı mı diyen 100.000 kişi bulabilirim. Yapabilirim bunu. Neyse ki yeni albümden Havoc myspace‘deki yerini almış… Albümün çıkış tarihi 22 Şubat. Yazının solunda albüm kapağı verme hizmetimiz son sürat devam etmekte. Havoc, Reason, The Stir of Seasons, For a Thousand Years to Come, Abrasion Tide, Fleshflower, Worldwide, My Domain
Ortaya, bu Fransizlar hakikaten manyak diye bir cümle atıp destekleyecek bir örnek bulamadığınız anların kurtarıcısı olabilecek Gorod yeni bir EP çıkartıyor.
EP, biri yeni olmak üzere toplam 5 sarkı içerecek. Bütün bir canlı performansı içerecek video bölümüyse kaymağı olacak sanki. Daha fazla ayrıntı vermek gerekirse ki gerekir, biri yeniydi kalan dört şarkıdan bir tanesi akustik, bir tanesi cover, kalan ikisi ise tekrar kaydedilecek şarkılarmış. Yeni şarkının 14 dakika uzunlukta olması ise sona sakladığım çok hoş bir detay.
Bu yılın en güzel haberlerinden biri; 2010 içinde yeni bir Cynic EP’si çıkacak olması. 20 Nisan diyor metalsucks. Peki EP’de olması beklenen yeni bir Cynic parçası birkaç gün önce canlı olarak çalınmış desem ?!! Wheels Within Wheels.
Hatta şu biraz daha kaliteli bir görüntü sunuyor ama maalesef ses kalitesi ikisi için de berbat. Şimdi herkesin kafasındaki soru; ne zaman stüdyoda kaydedilmiş, tertemiz halini dinleyeceğiz ? Umarım nisan daha gelmeden…

Bu sene iki albüm birden çıkarma kararı alan The Ocean‘ın Mart ayında çıkacak ilk albümü Heliocentric, adına nispet yaparcasına salınan mini bir web sitesiyle ağızlara bir parmak bal çalma peşinde. Albümde olması muhtemel 9 parçadan örnekleri, göz alıcı görsellerle birlikte sunmayı tercih eden grup elemanları, bu albümü şimdiye kadar çalıştığımız en kalabalık orkestra ile kaydettik sözleriyle de merakları tahrik etme derdine düşmüş. 27 kişilik Precambrian‘in üstüne bakalım kaç kişi eklediler?..
Bahsi geçen çifte albümlerden diğerinin, konsept olarak Heliocentric’e sadık kalacağını ve Ekim ayında çıkacağını biliyoruz. Daha fazlasını, ben şahsen bilmiyorum. Hazır lafı geçmişken; albümler, Dünya’nın Güneş’in etrafında dönüyor olması gerçeğinin Hristiyan alemine bomba gibi düşmesini konu alacak.
Son olarak, Micheal Pilat‘ın (bass/vokal) ayrılıp Loïc Rossetti‘nin gruba katıldığını hatırlatalım. Bu değişiklik sonrası artık stabil bir kadroya sahip olduklarını söylüyor gitarist Robin Staps.
The Ocean – Rhyacian/Untimely Meditations (Precambrian)

Charred Walls Of The Damned – Ghost Town
Son zamanların en süper “süper grubunun” yeni klibi. Süper grup dediysek kadro şöyle: Richard Christy (davul), Steve Digiorgio (bas), Tim Owens (vokal), Jason Suecof (gitar). Göz yaşlarıyla izliyoruz.

Hatırlar mısınız? Bir zamanlar grunge vardı… Yeni nesle bunu anlatmak çok güç farkındayım ama sefil ve pasaklı günlerimiz hepsinin en iyisiydi. Bağıra çağıra Smells Like Teen Spirit söylemek bizim jenerasyonumuzun bastırılmış özgürlüklerinin en zevklisiydi. Bunun üzerinden yıllar geçti, grunge yıllarının muhteşem sona erişinin simgesi Trainspotting’de Diane’in dediği gibi, dünya değişti, müzik değişti hatta uyuşturucular değişti. New York’lu Fotoğrafçı Michael Lavine de o yılları özlüyor olmalı ki sandıktaki fotoğraflarını çıkarıp bir kitapta topladı. Grunge gitar gıcırtısı, şarap ekşisi ve paslı metal tadında, Grunge kaybedenlerin, 90’ların ve Seattle’ın kitabı, Grunge bulanık, yıkık ve çok güzel.
Pasaklı zamanlar için pırıl pırıl, 1. hamur bir saygı duruşu.
[ » gerisi nerede ? ]
Mart ayında çıkacak yeni Dark Tranquillity albümü “We are the Void” den iki yeni parça. At The Point Of Ignition myspace‘e daha yeni teşrif etti, Dream Oblivion ise birkaç haftalık.
Dream Oblivion ilk seferinde çarptı, ilk dinleyişte aşka inanmaya başladım sayesinde. At the Point of Ignition tesirini o kadar çabuk göstermedi. Şimdilik! Dinlemelerimiz sürmekte. Tamam iki şarkıyla tav olduk ama “IT’S FUCKIN EPIC DT EPIC FUCKIN THOSE MOTHER FUCKERS WHO COMPARE DT WITH IN FLAMES DT …DT ARE THE FUCKIN MASTER PIECE!!!!!!DT RULEZ <333333333333333333333333333333 3333333333"* şeklinde bir youtube yorumu da yapamayacağım doğrusu.