Kısa bir zaman önce pek şık yeni tasarımı ve taze konsepti ile karşımıza çıkan kardeş site Punkreas, topluca indirmek üzere 44 parçalık bir listeyi bizlere sunmuş. Bu bloga mp3 ekleme işi gerçekten zahmetli ve pahalı bir iş. Yakayı ele verip, hapishanelerde volta attırma potansiyeli ise ayrı bir boyut. Neyse, umarım bu “iki ayda bir mp3leri toptan sun ve sil” fikrini apansız çalabileceğim gerçeğini hissettirmemişimdir.
Brit-pop sahnesinin şahane adamları barınağı Blur yeniden toplanıyor desem ? Hemen ardından bir adet “ne oldi rengin soldi ?” demem gerekir mi ?
Recep İvedik ‘Stand By Me’ Söyler mi?: Tunç Kılınç'ın kaleminden leziz bir “Playing For Change: Peace Through Music” belgeseli tanıtımı. Okumadan geçmiyoruz.
Songbird 1.0: Mozilla kanatları altında yeşeren açık kaynaklı müzik çalar Songbird 1.0'ncı sürümüne basmış. Denemeyenler ufak bir test sürüşüne çıkabilir, müdavimlere ise haber olsun.
Decibel Magazine: 2008 Top 40: Ünlü Decibel dergisi, 2008 yılının top 40 listesini açıklamış. Forum sayfasını biraz aşağı kaydırırsanız 9. mesajda tam liste var.
Metal Hammer Top 50: Metal Hammer parça parça 2008 Top 50 Albüm listesini açıklıyor. Şimdilik 50 - 47 arası yayında. Bir "arkası yarın" uygulaması ile karşı karşıyayız anlaşılan.
Myspace isterse alır!: Aman dikkat jenerik bir adrese sahip myspace sayfanız varsa myspace değiştirdik kardeşim yeni adresinizin hayrını görün şeklinde bir mesaj ile kapınızı çalabilir hazırlıklı olun.
YouTube Symphony Orchestra: Youtube cephesinden heyecan verici bir haber daha! Videonu çekip bu online senfoni orkestrasına katılmaya ne dersin ?
2008 in en iyi albümleri: Guardian sormuş muhatap müzisyenler cevap vermiş! Kişisel not: yakında böyle bir liste çıkarmalıyım.
“Türkçe Rock Dosyası”: Fıstıkyeşili süper bir dosyaya imza atmış. Teşekkürler Ekin, teşekkürler Jesterdvine.
70′lerin müzisyen simaları ve aileleri: Frank Zappa, Eric Clapton ve daha fazlası.. Evleri, aileleri ve şeker fotoğraflarıyla.
Haha yeni bir yazı beklemiyordunuz öyle değil mi ? Zaman hızlı geçiyor azizim ne bileyim bir ay olmuş neredeyse yeni yazı yazmayalı. Umarım bundan sonra bu kadar uzun bir ara olmayacak, zaten microblogging adına kullandığım araçları buraya monte edip kısa ama sürekli bir yazı ortalamasına girmeyi düşünüyorum.. Selametle..
okudunuz mu ? » testament kaptı ödülü
Dark Tranquillity nin melodik metale yaklaşımını, Amorphis in etnik öğelerle bezeli müziğini ve Katatonia nın hüznünü biraraya getirip içine Opeth in progressive liğinden bir tutam eklerseniz ortaya çıkan bulamacın adına Insomnium diyebiliriz.
Herhangi bir yerde Insomnium adıyla birlikte yukarıdaki grupların adının da anıldığını rahatlıkla görebilirisiniz. Daha çok Opeth ile özdeşleştirilse de Insomnium un kendine özgü bir müziği ve bunu aktarışı var. Ortada Opeth benzeri bir grup yok. Opeth tadı alınan ama bunun yanında çok fazla türden nasibini almış bir karışım var.
Grup 97 yılında Finlandiya da yol almaya başlamış. İşin başında nasıl bir müzik yapacaklarının farkında ve kararlılığında olarak. Kendileri müziklerinin İskandinav Death Metalinin yöresel Fin ezgileriyle evlenmesi ile meydana geldiğini söylüyorlar. Aslında kendi müziklerini tanımlayan en güzel cümleyi yine kendileri kurmuşlar. Şimdiye kadar 2 demo 3. tane de stüdyo albümü olan grup son albümlerini 2006 da biz dinleyicilerle paylaşmıştı.
Her daim rahatça dinlenebilecek kaliteli, sağlam bir grup. Ben hep dinliyorum tavsiye ederim.
[ » gerisi nerede ? ]
Amorphis in son single ve albümüne isim sahipliği yapan şarkısı Silent Waters a klip çekmiş, şöyle bi şey olmuş:
[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=Pczkui0wb7c]
Yönetmen Tomi nin yüzünün bütün ayrıntılarına hakim olmamızı istemiş olacak ki bi kaç gitar atraksiyonu da olmasa Tomi nin yüzü ile başlayıp biten klip
Hmm yazıyı yazmaya başlamadan önce winamp ı açıp son albümü bir çakalım. Bi sn… Evet tamam hoparlörlerden Tomi nin sesi gelirken yazmaya devam edelim. Bir önceki albümlerinden önce (Eclipse) grubun o zamana kadar vokalistliğini üstlenmiş Pasi ayrılmış yerine turlar murlar olduğu için geçici olarak bilhassa soyadına bayıldığım Juha-Pekka Leppäluoto gelmişti. En sonunda Tomi Joutsen geldi vokal sorunu böylece çözüldü. Bu girizgahdan sonra Tomi nin Amorphis e ne kadar yakıştığını söylemek isterim.
Bildiğiniz gibi Amorphis death/doom metal ile çıktığı yoldan sapmıştı hafif sallandıktan sonra son iki albümdür devam ettiği yola girmek için sinyal verirken görülüyor. 2. albümleri Tales From the Thousand Lakes i yaptıktan sonra artis artis ortalıkta dolaşabilecek kıvama gelen Elegy ile de olumlu yanıtlar alan fakat hafiften biraz değişicem havası veren sonrasında gelen 2 albüm de brutal vokali kaldıran Amorphis, yumuşadı bu ne lan böyle tarzı yorumlar aldı.Fakat son 2 albümlerinde ne oluyo lan bunalımı içerisindeymiş de uyanmış tadı veriyorlar zira Eclipse ve son albüm Silent Waters eskiye dönüşe göz kırpan albümler. Eskiye dönüş derken Tales From the Thousand Lakes e nazaran daha yumuşak albümler tabi bunlar. O dönemleri özleyen özellikle brutal düşkünü hayranlar bu albümü de beğenmeme potansiyeline sahipler.