Gojira, Metallica çalmış. Ride the Lighting – Escape döktürmüş. Yanlış hatırlamıyorsam birkaç sene öncesinin olayı zaten bu ? Ama Gojira elleriyle myspace sayfasına yükleyince olayın rengi değişti. Dinlemeyen üzülür:

Sadece işitsel yönümüze hitap etmek istemeyen Gojira, görsel olarak da duyularımıza ziyafet çektirme niyetinde – ki zaten layıkıyla yapıyor utanmazlar. Sanatçı dediğin böyle olmalı sonuçta. Duyarlı, yetenekli ve zevkli. İzafiyet terimini size bırakıyorum, kendi açımdan bakıyorum olaya hehe..
Klip haberini yine birkaç kareyle müjdeleyen grup elemanları ortaya çıkan eserden gayet memnun gibi. Zaten çalıştıkları sanatçı ve işlerini gördükten sonra, klibin aşağı yukarı nasıl bir şey olacağını tahmin etmiştik. Klip hazır yayınlamışken, işi tahmin düzeyinden çıkarıp gözlerimizle görelim:
[ » gerisi nerede ? ]
Rolling Stone yayınlar, NME yayınlar, Last.fm şov yapar ve hatta Decibel yayınlar, utanmaz Metal Hammer 50 tane yayınlar da 110 desibel geri kalır mı ? Aslında bu bilmem ne zamanın en iyi albümleri listelerini pek sallayan olduğunu sanmıyorum. Eh tamam kendimden biliyorum. Bazı şeyler adettendir, nedeni sorulmaz.
Evet başlıyoruz, hatta başladık bile. Sol tarafta minik albüm kapağından anlayabileceğiniz gibi benim favori 2008 albümüm “Burst – Lazarus Bird“. Hani denizden babam çıksa yerim gibisinden bir laf vardır, işte onu alıp buraya monte edersek şöyle bir şey çıkar: Burst gidip Timbaland ile albüm yapsa – ki Timbaland şöyle bir adamdan, şöyle bir şarkı bile çıkarabilen cinsten – yine de Burst dinlerim. Aslında Lazarus Bird, We Watched The Silver Rain gibi bir şarkıya sahip olduktan sonra gerisi teferruattan ibaret bile denebilir ama gelin biz demeyelim zira diğer şarkılara büyük ayıp etmiş oluruz. Şimdi hep beraber: yaşasın Lazarus Bird, yaşasın Burst!

Gojira kimmiş diyenler, Vacuity den hiç haz etmedim diye çemkirenler, varsa halen bu klibi izlemeyenler!.. “Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 1000 (cık 666 değil) Death Metal Klibi” kitabı halen çıkmadı değil mi ? Şimdiden ölünceye kadar sığdıramayacağınız ama diğer yandan yapmanız gereken binlerce “şeyi” listeleyen bir sürü kitap çıktığına göre yakında o da çıkar, bekleyelim. İşte kitap çıkınca bir zahmet içine bu klibi de ekleyin. Muhteşem! Yürü be Gojira!
Fransa ile ilgili bütün düşüncelerimi alt üst eden gruplardan birisidir Gojira. Sayelerinde artık Fransa ya Fransa mı derim Gojira olmadıkça gibi bir görüşüm var.
Geçenlerde resmi fan sitelerini açtıklarını duyurmuşlardı. Sitenin adresinden anlayabileceğiniz gibi, sanal bir apartmadan daire satın almışlar, myspace türevi gibi olmuş. Bu FSP denen sistem başka gruplara da hizmet veriyor, bu sayede başka kocaman gruplara komşu olmuşlar gerçi ama ııh bunu sevmedim.
Myspace in Türkçe çevirisi ile “sert metal” yaptığı söylenen, çok kişi tarafından sevilen ama yine o çok seven kitle tarafından bile anlaşılması çok güç bir müzik yapan duyarlı Fransızlar an itibariyle Amerika turu için hazırlık yapıyor. Abov bi de yanlarında In Flames olacak. Neyse The Way of All Flesh e gelirsek, şuradan takip edebileceğiniz gibi yeni bilgiler gelmeye devam ediyor. Komple albümü dinlemek için ekim ayına kadar beklememiz gerekecek ama bu son gelişme göbek attıracak, kafa sallatacak cinsten. Buyrun dinliyoruz.
Cynic, bir tane albüm yapıp çok uzun bir ara verdi ama grup elemanları doğal olarak ulen şartlar uygun değil çekilin sporlara diyerek hayattan izole olmadılar. İşte tam bunun göstergelerinden biri de Aghora… Tam bir Cynic hayranı olan Santiago Dobles ve Danishta Rivero nun başını çektiği yine progressive metal icra eden bir grup Aghora.
Zevkli ve pek yetenekli olduğuna şahit olduğumuz Santiago Dobles ile davulda neler yapılabileceğini gösteren Cynic etiketli ayrıca Death ile de harikalar uçuk bir yeteneğe sahip, davul işte böyle çalınır diyen Sean Reinert in gruba dahil olması ve Danishta nın mikrofonu eline alması ile başlayan süreç, süperstar Sean Malone ın gruba transferi ile doyumsuz bir hal almışken Santiago gruba bir başka gitarist, Charlie Ekendahl i eklemiş ve ortaya ilk albüm Aghora çıkmış.
[ » gerisi nerede ? ]