Argh aslında bu günü ödev yaparak geçirmeliyim.. Ama ben ne yapıyorum ödevden önce son çıkışı kaçırmayıp, Solsikk hakkında minik bir yazıyı araya sıkıştırıyorum ve bütün bunları Biomechanical hatırına yapıyorum.
Tamam, bu haber uzun zamandır yazılacaklar listemdeydi… ama birer birer unutulanlar bir tek eski dostlar değilmiş demek ki a dostlar.
Ne demiştim, Biomechanical. İlla bir kategori içerisine sokacağım diye uğraşırsanız size zorlu dakikalar yaşatacak bol katmanlı, uçuk – kaçık bir müzik yapan İngiliz grup. Pek severim!! Böyle bir grubun eski elemanı Chris Webb tarafından kurulan Solsikk, ikinci bir Biomechanical elemanı ile – “Matt C.” – davulcu eksiğini kapatmış. Son boşluk bas gitarist de ekibe eklenince, ilk albüm “Volatile Territoty” için yolun sonundaki ışık birden görünüvermiş. Hatta 10 parçalık albümün 8 parçası şimdiden kaydedilmiş bile.
Metal, rock, pop, pop-metal, pop-rock, rocky-metal, heavy rock, soft metal etkileri gösterecek bir albüm yapacaklarını hatta bununla yetinmeyip hatun vokal Vykki nin yetenekleri ile işin içine soul, r&b ve blues tatları da katacaklarını dillendiriyorlar. Haliyle bu kadar çeşitle kıllanan merakımız, gurubun myspace sayfasında küçük bir tur atarak bir nebze olsun törpülenebilir. Gerçi myspace den iki şarkıyı ben zaten aşağı iliştirdim.
Ya bir zamanlar bir de soulseek vardı. Ne güzel paylaşım programıydı o öyle değil mi ? Gerekirse albüm albüm çatır çatır indirirdi. Kullanıcıların paylaştıklarını didikleyip yeni keşifler yapmak ise bambaşka bir keyifti.
Bir müzik ne kadar melankoli, ne kadar hüzün yüklüyse o kadar sanatsal bir çalışmaymış gibi gelir bana hep. Biraz abuk bir “öyle gelme” durumu farkındayım ama yapacak bir şey yok. Öyle diyelim, o zaman My Dying Bride sanatın gözüne vurmuş oluyor değil mi canlar ? Öyle öyle. Şimdi stüdyodalar, son albümlerini kaydediyorlar ve nasıl gidiyor sizce işler ?
Bırakalım bu soruya Aaron cevap versin. Zaten ben versem biraz abes olurdu. Gidip stüdyolarında bi çay içmiş, hallerini hatırlarını sormuş değilim. Neyse işte, albüm kaydı son hız devam ediyormuş ama son viraja gelmişler, büyük bölümü bitmiş yani yeni albümün. Sevinçle verdiğimiz yeni eleman haberi ile daha bir merak konusu olmuştu zaten yeni albüm değil mi ?
Klavyeye el atıp, kemanı tekrar canlandıran Katie Stone ile yeni albüm nasıl olacaktı ? Nasıl olmuş biliyor musunuz ? Katie, yeni albümün eskiye açılan kapısıymış, yeni riffler ve Aaron ın yeni vokali ise yeni yüzünü temsil ediyormuş. Hmm işler karıştı, hemen toparlayıp kaçıyorum izninizle: Yeni albüm, İngiltere nin bütün o kapalı, karamsar havasından beslenen bir My Dying Bride tayfası tarafından kapkaranlık, yarı akışkan bir hüznün modern ve melodik bir yapıyla yoğrulması sonucu ortaya çıkıyormuş. Öh!