17 yaşında, anne katili! Televizyonlarda, gazetelerde manşet… “Satanist Vahşeti”.. Ulan o kırmızı kafalı Ville Valo t-shirt lü kıçımın satanistini bir elime geçirsem bırak 13 parçayı 666 parçaya bölüp ne kadar aç kedi varsa doyuracağım diyeceğim ama demiyorum.
Yok satanist olmuşta yok rock, sadizm, şiddetmiş bilmem ne bık bık bık konuşuyor. Bu dingillerin müziğe verdiği hasar inanılmaz. Aman haber yakaladık diye üşüşen medyaya ne demeli ? İpe sapa gelmez yazılarınız yüzünden koca koca toplulukları hedef gösterdiğinizin farkında mısınız ? Dingil herifler!

Evet sayın seyirciler yemedik içmedik bunu da yaptık. (daha önce neler yapmıştık?… şimdi hatırlayamadım) Last.fm in daha önce FrienFeed de çıtlattığımız ama 110desibel’e yazmayı unuttuğumuz (hepimiz dingiliz, hepimiz ömeriz ) beta olayına kameralarımızı daldırdık. Sizin için çok özel fotoğraflar çektik.
Madem dinledin, göster inlesin platformu Last.fm, son zamanlarda hummalı bir çalışma içerisine girmişti. Meğer last.fm e baştan aşağı ayar çekiyorlarmış. Görüntü hayli değişmiş, yeni özellikler eklenmiş, daha yenileri yoldaymış vs. vs.
[ » gerisi nerede ? ]

Eski şarkıların, yeniden yorumlanması ya da klasik bir şarkının formatının tamamen değiştirilip yedirilmesini siz nasıl buluyorsunuz bilmiyorum ama ben baya sevdiğimi fark ettim, kendimi yokladım öyle çıktı.. valla! Şimdi bakın mesela progressive türkücü Kubat nasıl ? Her kesimden hayranı var adamın, enteli de alır delikanlı türkücüsüde. Onları bırakalım, format değiştirmeye gelelim. Sen al neden saçların beyazlamış diye caz ağzıyla isyan et, olmadı gidiyorum gündüz gece diye metalik sesler çıkar.
[ » gerisi nerede ? ]

Myspace in türkiye ayağı için eleman aradığı, facebook un türkçeye göz kırptığı, last.fm in atağa kalktığı şu günlerde internet ne sunuyorsa sonuna kadar kullanmalı. Tabi elimizde sunacak şeyler varsa. Yoksa facebook a profil açıp festival gibiyim katılmak istemez misin ? yazmanın bir manası yok, olmamalı. Müzisyenler açısından konuşursak eğer, internet bulunmaz bir nimet.
Evet ne diyordum yeni gruplar işe kendi sitelerini kurarak başlamalı ve popüler sitelerde boy göstermeli. Facebook a profil açıp, myspace de fink atmalı, last.fm ile nabız ölçmeli, youtube ile görücüye çıkmalı.
[ » gerisi nerede ? ]
Özlemiştik yahu. Bekledik, bekledik… Sonunda Pandora kutusunu tekrardan açmış. Artık globalPandora var, bildiğimiz kalitesiyle. Sabah saat 6 ya geliyor ve bu saatten sonra yazdığım her satırda saçmalama katsayım artabileceğinden en iyisi çok sevindiğimi belirtip kısa kesmek.
pandoraa pandoraa!
quo vadis – as i feed the flames of hate
Not: Resmi bir girişim olmadığı için daha ne kadar hizmet vereceği belli değilmiş. Çok pis gaza gelmiştim aslında, pandora gibisi var mı ?
Neden böyle bir başlık seçtiysem. Sanat deyince zor, çalışma gerektiren bir şey gibi oldu halbuki içinde hemen herşeyi barındıran internetin müzik zevkimizi tahrik edecek siteleri barındırmaması abes olurdu. Bulması da dinlemesi de gayet kolay, ortalıkta onlarca site sırf biz her yerde müzik dinleyebilelim diye volta atıyor.
Amacımız kendi arşivimiz dışındaki parçaları dinlemek, yeni keşifler yapmak ya da mp3 çalarımızı yanımıza almadığımız veya daha da kahredici olanı, pilli bitmiş bir şekilde cebimizde yatıyor oluşu sırasında müzik oynatıcısı dahi olmayan bir bilgisayarda müzik dinlemek;
Ferruh Mavituna süper yararlı makelelerine yaratıcı fikirlerini ataçlamayı da eksik etmiyor senelerdir. İşte benim daha yeni gördüğüm son fikri: Urban Radio.
Ana fikir insanların kendi MP3 Player’ larından radyo yayını yapabilmesi. Kulaklığınız üzerinden o an dinlediklerinizi herkese açabileceksiniz ve aynı şekilde siz de sadece kulaklık alıp MP3 player’ ınız olmadan trende giderken yakındaki bir urban DJ’ e bağlanıp müzik dinleyeceksiniz.

Zune daki bluetooth zımbırtısı acaba bu tür bir atraksiyon sağlayabilir mi ? Sanırım bu işteki en büyük engel yine telif hakları olur. Ama gerçekten eğlenceli bir fikir.
Gerçi urban radio işi şu an otobüslerimizde yapılmakta. Kendini hoparlör zanneden kulaklıklara sahip gençler son ses bir de alete yüklenince o kocaman otobüsün motorunun bile bastıramadığı bir sesle bütün dinlediklerini bize de dinletiyorlar saolsunlar.

Evet evet olmalı veya yok canım daha neler. Nitekim Ntvmsnbc de okuduğum şu habere göre Radiohead in son albümünü internetten dağıtırken çıktığı yol;
İngiliz Radiohead grubunun büyük umutlarla ortaya attığı ve diğer müzisyenler ile müzik endüstrisi uzmanlarınca yakından izlenen “gönlünden ne koparsa” projesi başarısızlığa uğradı.
şeklinde çok fena ellerinde patlamış. Son albüm ha çıktı ha çıkacak derken Radiohead in hala bir şirketle anlaşamamış olması kendilerini bu yola sevk etmiş olacak. Daha çok bir macera arayışı tadı var bu olayda. Kaybedecek bir şeyi olmayan koskocaman bir grubun hanimiş benim hayranlarım nidalarıyla başlattığı bir kampanya.. Hem albüm satışlarında zarar ettiler belki ama alakası bile olmayan çarşaf gibi haber yaptı demek ki tanıtım turları için bi adım önde başladılar, hiç fena değil.
Benim asıl canımı sıkan, Radiohead in internet macerasının başarısızlığa uğraması değil. Plak şirketlerinin bir taraflarının daha da fazla havaya kalkacak olması. Buradan en zararlı çıkan yine biz müzikseverler olacağız gibi.
[ » gerisi nerede ? ]