Kitapları severim. Belki burada çok kitap yazısı göremiyorsunuz ama onun da kendine göre bir sebebi var haliyle. Şimdi mesela bu kitabın haberini verince nereden alabilirim derdi hortlayacak ve Amazon’dan sipariş versem mi acabalar havada uçuşacak. Böyle kitaplara ulaşmak çok kolay olmuyor. Amazon’dan sipariş genelde mutlu sonla bitiyor orası ayrı.
Başlıktan da rahatça anlaşılabileceği gibi Mean Deviation, Progressive Metal‘in tarihini anlatıyor. Jeff Wagner tarafından yazılmış. 1970′lerden başlayarak günümüze kadar geliyor. Artık kimin ismini ararsanız mevcut gibi. King Crimson, Rush ile başlayıp, Opeth‘e Between The Buried And Me‘ye kadar uzanıyormuş. Kitabın önsözünün Steven Wilson tarafından yazıldığı da hoş bir ayrıntı. Daha fazla bilgi için buyrun.
Doda ile birlikteliğinden sonra, nazara mı geldi nedir, başı bir türlü beladan kurtulmayan Adam Darksi nam-ı diğer Nergal‘in davaydı hapisti derken şimdi de kan kanseri olduğu ortaya çıktı.
En yakın zamanda iyileşmesini ümit ettiğimiz Nergal’in sağlığına kavuşması için ilik nakline ihtiyacı varmış. Metal Blade’den gelen mailde şu şekilde bir paragraf mevcut:
Fans wanting to help out, register for the marrow program, or have questions on running a marrow drive may contact the organization Music Saves Lives by email at iCare@musicsaveslives.com or visit Music Saves Lives at http://www.musicsaveslives.org/
Gerçi bunlar hep Amerikalılar için ama yardım etmek isteyen mail atıp, bilgi alabilir sanırım. Çarenin nereden geleceği belli olmaz.
Bence çok şeker olmuş.
— Gaahl
Black Metal camiası ayakta! Corpse Paint böyle zulüm görmedi.
Bu kadar aradan sonra böyle salak bir kliple geri dönmek istemezdim :)

Hatırlar mısınız? Bir zamanlar grunge vardı… Yeni nesle bunu anlatmak çok güç farkındayım ama sefil ve pasaklı günlerimiz hepsinin en iyisiydi. Bağıra çağıra Smells Like Teen Spirit söylemek bizim jenerasyonumuzun bastırılmış özgürlüklerinin en zevklisiydi. Bunun üzerinden yıllar geçti, grunge yıllarının muhteşem sona erişinin simgesi Trainspotting’de Diane’in dediği gibi, dünya değişti, müzik değişti hatta uyuşturucular değişti. New York’lu Fotoğrafçı Michael Lavine de o yılları özlüyor olmalı ki sandıktaki fotoğraflarını çıkarıp bir kitapta topladı. Grunge gitar gıcırtısı, şarap ekşisi ve paslı metal tadında, Grunge kaybedenlerin, 90’ların ve Seattle’ın kitabı, Grunge bulanık, yıkık ve çok güzel.
Pasaklı zamanlar için pırıl pırıl, 1. hamur bir saygı duruşu.
[ » gerisi nerede ? ]
769 yazı yazdıktan sonra artık ilk sticky postumu yapıştırabilirim sanırım.
Yaklaşık bir sene önce Farzad Golpayegani hakkında bir yazı yazmıştım. Kendisi haftaya İstanbul’a gelecekmiş. Ne yazık ki konser vermek için değil. Haberiniz olabilir zira myspace üzerinden haberdar etmişti. Neyse, kendisinin yardıma ihtiyacı var: Uygun bir daire arıyor; şehir merkezinde kiralık, temiz. Böyle bir ev bilen varsa bana veya direkt kendisine ulaşabilir. Gerçi, ben yanımda misafir ederim bir süre ne olacak diyenler çıkarsa (ki yazının esas amacı budur) daha süper olur. Hatta en süperi bu olur.
Neden geldiğini ben de merak ettim doğrusu. “Hayırdır ?” diye sorduğumda, İran’da konser dahil birçok aktiviteye izin verilmediğini bu yüzden Türkiye’ye yerleşmeyi düşündüğünü söyledi. Tanıdık. Kesin kararını verdikten sonra gelsin konserler, gitsin sergiler durumu olacaktır. Sanatın ve sanatçının dostlarına duyurulur.
MÜ-YAP’ı protesto etmek için bu görselin yazıcıdan çıktısını alıp boş bir CD kapağına yerleştiriyoruz ve 23 Eylül Çarşamba sabah saatlerinden itibaren Mü-Yap Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği Kuloğlu Mah. Turnacıbaşı Sok. No:16 Kat:5 80070 Beyoğlu İstanbul adresine postalıyoruz! Bu bir “gerilla hareketi”dir ve MÜ-YAP’a yüzlerce, binlerce protesto CD’si ulaşacak. Eylem yalnızca bu “real spam” hareketiyle sınırlı kalmayacak, bunun ardından daha pek çok şey de yapılacak.

Desteğinizi esirgemeyin ve bunu olabildiğince çok yerde duyurun. Bu yazıyı kesmek, biçmek, kopyalamak serbesttir.
ARTIK TEPKİSİZ KALMAYIN!!!”
Okuma listesi:


Cık yeni cover değil.
Birkaç gündür “cinnet geçirmek için internetten ne kadar süre uzak kalmalıyız ?” konulu tezimle uğraştığım için hem blogu ihmal ettim hem de bilim camiası ile yakın temasa geçtim. Çok faydalı oldu(!) Metallica’nın bilmediğimiz özelliği mi kaldı derken, maymunları sakinleştirebilen bir müzik yaptıklarını öğrenip afalladım mesela. Bilim adamı deyip hürmet ediyoruz, adamlar neler ile uğraşıyorlar demeyi de ihmal etmedim tabii.
Show TV edasıyla, işte o şarkı:
Bu haber “Evrim” tartışmalarına rahatlıkla meze olabilir. İsabetli jöle tavsiyelerim sonrası bugünlere gelmesini sağladığım Yiğit Bulut‘u haberdar etmem lazım, izninizle.
Bloodstock Open Air 2009. Gitmedim, etmedim ama şu fotoğrafı koymadan geçemedim.
Seni her halinle seviyoruz Hansi.