Slayer, tilkileri bile metalhead kıvamına getirecek yeni fikriyle karşımızda: Dörde bölünmüş albüm kapağı… İki farklı kapakla çıkan dergi gibisin Slayer!

Şimdi Teoman‘dan bi Paramparça çalardım ama neyse, çirkinleşmeyelim.
[ » gerisi nerede ? ]
En saçma post başlıkları kategorisine aday bir başka yazıyla karşınızdayım.
Katatonia olsun, Between the Buried and Me olsun, Pelican olsun hatta Converge ve Atreyu olsun, yeni singleları ile görücüye çıkmış efendim bunlar. Bir değil, iki değil, beş tane grup aynı anda, aynı yazı içerisinde. El insaf, iki karpuz bile bir koltuğa sığmazken…

Yasin paslayınca yine bir “İsveçli Grup Vakası” ile karşı karşıya kaldım. Neyse ki bu gibi olayları çözen güzel bir koşul cümlem var; İsveçliyse at sepete!
Dinleyince vokal Magnus‘un Chris Cornell süper ama Phil Anselmo olasım var dediğini duymak zor değil. Aslında sesi tam Ben Wells (Bir başka Yasin tavsiyesi Black Stone Cherry vokalisti) renginde. Eh Pantera, Down ve Alice In Chains sevdalarıyla birlikte, hard rock ile metal arasına köprü kurma misyonunu sırtlarına yükleyince “Ground Mower” oluvermişler. Daha çok Amerika’nın kuzeyi ile güneyini birleştirmeye çalışır bir halleri var ama…


Cık yeni cover değil.
Birkaç gündür “cinnet geçirmek için internetten ne kadar süre uzak kalmalıyız ?” konulu tezimle uğraştığım için hem blogu ihmal ettim hem de bilim camiası ile yakın temasa geçtim. Çok faydalı oldu(!) Metallica’nın bilmediğimiz özelliği mi kaldı derken, maymunları sakinleştirebilen bir müzik yaptıklarını öğrenip afalladım mesela. Bilim adamı deyip hürmet ediyoruz, adamlar neler ile uğraşıyorlar demeyi de ihmal etmedim tabii.
Show TV edasıyla, işte o şarkı:
Bu haber “Evrim” tartışmalarına rahatlıkla meze olabilir. İsabetli jöle tavsiyelerim sonrası bugünlere gelmesini sağladığım Yiğit Bulut‘u haberdar etmem lazım, izninizle.
“I Will Not Bow” yeni Breaking Benjamin albümü Dear Agony‘den duyduğumuz ilk parça. Diğer bir özelliği ise Bruce Willis‘in başrolünde oynadığı Surrogates filminin soundtrack albümünde yer alıyor olması. Ben pek bir ışık göremedim bu şarkıda, umarım albüm, Dear Agony, hazımsızlık yapacak cinsten değildir. Artık bu şarkı ile idare edersiniz bu gece, idare edemeyenler 27 Eylül’ü beklesinler.
Bloodstock Open Air 2009. Gitmedim, etmedim ama şu fotoğrafı koymadan geçemedim.
Seni her halinle seviyoruz Hansi.
Şu temmuz kadar sıcak olmaya inat eden ağustos gecesinde yazı yazıyorum. İlginç. Fakat elimde çok acayip iki parça var… İlki bir U.D.O parçası. Son albümlerinden. Ücretsiz dağıtıldığı için, kafam rahat, gönlüm bir serçe kadar özgür. Fakat ikinci şarkı o kadar rahat hissettirmiyor. Belki bir tarafıma girebilir. Oyt bak daraldım şimdi. Zaten mp3 aşağıda çok gizemliymiş gibi adını tekrar zikretmeye gerek yok! (Asabiyim, sıcaktan.)
Attack Attack! – Catfish Soup, Kansas 09 via metalmartyr

Emolar üzerine tez yazacak arkadaş varsa bu videoyu izlemeden noktayı koymasın.
Herhangi bir konser kaydı gibi görünen bu 3.35 dakikalık belgesel tadındaki eser, esasında üç bölümden oluşan epik bir hikaye. Okuyabilene aşk olsun.
Bunu yapmadan bu çok faydalı yazının sonuna gelemem:
Birbirinden seksi emo fotoğrafları için tıklayın. Milliyetleştiremediklerimizden misiniz ?
Ahaha.