© winter Sorrow, flickr

popüler yazılar

arama aparatı

cemiyetten haberler

Bundan sonra, pasif ve agresif kelimeleri yanyana gelince bize ÅŸunu anlatacak: Her ne kadar matbaa kokusundan mahrum olsa da, Zor‘un açtığı yaraya (benim halen umudum olduÄŸundan, herhangi bir “nihayete erdi” yazısı yazmadım, yazmam) pansuman yapması en muhtemel kadronun kaleme aldığı, yeni açılmasına raÄŸmen, eski ve yeni yazılarıyla göz yaÅŸartıcı bir içeriÄŸe sahip, bağımlılık yapması kuvvetle muhtemel olan site. RSS okuyucularınızda yer açın!

Yeni Megadeth albümü yavaÅŸ yavaÅŸ çözülüyor. İlk önce “Headcrusher” isimli parçaya Andy Sneap rehberliÄŸinde şööyle bir göz attık. Daha sonra albümün ismi geldi: “Endgame.” Bakalım, ÅŸimdi de albüm kapağını bekliyoruz.

Eğer yapacak daha iyi bir işiniz yoksa size bir önerim var; şu linke tıklayıp arkanıza yaslanabilirsiniz. Download Festival, ekranlarımıza teşrif ediyor. Görüntü süper, ses hiper, hayat ne güzel.

Tabiri caizse, The Mars Volta‘nın annesi At the Drive In, sahnelere geri dönebilirmiÅŸ. Cedric Bixler Zavala, bir söyleÅŸi esnasında, bu olaya yeÅŸil ışık yaktığını açık etmiÅŸ. Zaten neden olmasın ki ?

Bütünü oluşturan minik parçalar sizi ne kadar heyecanlandırır ? Az ? Ya bahsi geçen bütün, yeni Slayer albümü olursa ? Evet, ismi bile heyecanlandırıyor: World Painted Blood. Yaz biterken dinleyeceğimiz yeni Slayer albümünün ismi. Çok gaddar!

Slayer – Psyhcopathy Red

Avusturalyalı Devolvedoy oy – yeni albümü Calculated için nasıl bir kapak görseli kullanacak artık biliyoruz.

Textures – ki pek severiz – Nuclear Blast Records ile anlaÅŸmış, daha fazla kiÅŸiye ulaÅŸacakları aÅŸikar.

Yönetmenlik aşkına albümünü ikinci plana atan Rob Zombie, yeni albümünü tam olarak olmasa bile bitirmiş. Hani ismi? demekten alamıyorum kendimi.

Andy Galeon, Death Angel‘dan ayrıldığını açıklamış. Elim bir trafik kazası bile aralarını açamamıştı ama ÅŸimdi ne olduysa yerine Will Carroll geliyor.

Muse yeni albümünün adını “The Resistanceolarak duyurmuÅŸ. Belki iki haftalık haber ama üzerine eklenen yeni bir bilgi var mı bulamadım ?

10 Mayıs’ta çıkacak olan “Doublemoon Remixed 2” adli albümün yayınlanması ÅŸerefine 16 Mayis gecesi Babylon’da bir parti gerçekleÅŸtiricekmiÅŸ. İlgilenenlere etkinlik afiÅŸi yol göstersin.

Boya deÄŸil, sese bak ekolünden, eski Coal Chamber esas oÄŸlanı Dez Fafara nın yeni grubu DevilDriver‘ın pusuda çıkmayı bekleyen albümü “Pray for Villains” için kullanacağı kapak görseli şöyle bir ÅŸey olacakmış.

Geldi, geliyor, aha ucu gözüktü derken Borknagar sadece albümün ismini verip yine ortadan kayboldu. Sayılı zamanın çabuk geçtiÄŸi gibi, ismi belli olan albümün de hızla çıkmasını diliyoruz. Uzatmadan, yeni albümün ismi “Universal” olacakmış. İçerisinden bir kuple bir ÅŸeyler dinlemek de nasip olacak bir gün inÅŸallah.

Yahu kendi okulumdaki etkinliğin esamesi bile okunmuyor blogumda. Utanmadan, gidip başka başka yazılarla vakit geçiriyorum. O kadar pis, paspal adamım. Hatta, şu an aldatan koca hissiyatına büründüm tam manasıyla. İhanet kötü şey! Neyse neyse, boynuz kulağı geçti, efsane festival geri geldi. Bugün başladı, bekleriz.

AAa, 110 desibel blog ödülleri, kültür ve sanat kategorisinin en gürültülü blogu olmaya yeniden aday olmuş. Ne yapsak acaba ? ;)

Dört büyükleri gezen Sergen Yalçın’ın bir baÅŸka versiyonu Adrian Erlandsson, ÅŸimdi de, Unirock 2009 ile ülkemize teÅŸrif edecek karanlık grup Paradise Lost saflarına katılmış. Åžaka maka Paradise Lost yine geliyor lan!

İyice çoraklaÅŸan Power Metal topraklarında yeÅŸil bir vaha hissi veren Blind Guardian yeni albüm çalışmalarında ciddi yol almış. An itibariyle 8 ÅŸarkıyı tamamladıklarını söyleyen Hansi, albümün geri kalanı hakkında ser verip sır vermemiÅŸ desem… tamam biraz abartmış olurum ama pek de ele avuca gelir bilgiler vermemiÅŸ ÅŸimdilik. A Night at the Opera, A Twist In The Myth ile girilen progressive kokulu yoldan ben gayet memnunum aslında ama bakalım.

Benim için bu senenin en önemli etkinliklerinden biri olacak Quo Vadis konserinin biletleri satışa çıktı çıkacak. Bu pazartesi (9 Mart) indirimli olarak satış noktalarından veya internetten alınabiliyor. Aslında şuradan ferah ferah okunabilir son gelişmeler.

En yürek yakan aylar sıralamasında birinciliÄŸi kimselere bırakmayan ÅŸubat ayı gider ayak yaptı yine yapacağını. Efendi efendi yerini marta bıraksaydın ne olurdu ? İlla giderken yanında Miika Tenkula da gelmek zorunda mıydı ? Daha Gazanfer Özcan yarası kabuk baÄŸlamadı hem. Ah ah neyse… umarım içkiden deÄŸildir.

podcast nasıl hazırlanır ?6

Temmuz 3rd, 2007; , , , , , , , , ,

Bloglar sayesinde farklı yorumlarımızı milyonlarla buluşturduk, yeri geldi borsaya etki ettik, yeri geldi haber bültenlerine konu olduk ama şimdi de dünya ya sesimizi duyurma fırsatı.Hadi gelin Podcasting sayesinde sesimizi çınlatalım hoparlörlerin metal dudaklarından.

Öncelikle Podcast nedir ondan başlayalım.

Podcast’ler, İnternet üzerinden indirilebilen ses dosyalarıdır. Bir podcast’in podcaster olarak adlandırılan yapımcısı, abone olabileceÄŸiniz dizi bölümleriyle podcast’ini sık sık güncelleÅŸtirir. Kısacası podcast demek kendi radyo programınızı kendi siteniz üzerinden yapmamız demektir.


Herşeyden önce Podcastimize bir isim bulmamız gerekli, düşünün bakalım hayalinizin radyo programının ismi ne olmalı ? Yayınınızın konusuyla ilişkili bir isim bulmanız keşfedilmenizi kolaylaştırabilir bu da aklınızın bir köşesinde olsun.Daha sonra yayınımızın konusuna gelelim, her konu da podcast yayını yapılabilse de pratikte bazı yayınlar çok sağlıklı olmayabilir.

Okul sıralarınızı aklınıza getirin mıy mıy konuşan tarih hocanızla dersiniz bir türlü bitmiyordu değil mi ? Ulan bu adamın içine kesin jigglypuff kaçmış diyordunuz biliyorum. Podcast yayınını yaparken tarih hocası konumuna düşmemeye özen gösterin !

Mesela 20 dakika boyunca politika hakkında yapacağınız monolog, siyasetle ilgilenenlerde bile dinlemekte zorluklar doğuracaktır. Bu tip bir yayın yapacaksanız yayını çeşitli şeylerle bölmeli, mesela araya bir siyasinin konuşmasından aldığınız ses dosyasını ekleyerek ya da ikinci bir podcaster bularak, bu yayını birbirinize paslar atarak sürdürebilirsiniz. Önemli olan dinleyiciyi baymamak, konuyu neşelendirdikten sonra isterseniz işkence yöntemlerini anlatan bir podcast hazırlayın ;)

Yayını yapmak ne kadar önemliyse yayının sürekliliği açısından dinleyici bulmak ta bir o kadar önemli !

Konu ve yayın sürenizi seçtiyseniz şimdi elinize mikrofonu alma zamanı. Biraz da kayıt işleminden bahsedelim. Kaydederken nasıl temiz bir ses elde edeceksiniz, hangi programları kullanacaksınız vs. Bilgisayarda alelade bir ses kaydetmek kolay. Basit bir mikrofon ve özellikle windows vista ile gelen kayıt programı sayesinde basit bir ses kaydı yapabilirsiniz. Fakat kayıt sırasında dipses adı verilen sesler, cızbız cızırtılar, sesinizin bi garip çıkması gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

Kayıt için hangi programı kullanmalıyım ?

Bu konuda çok fazla seçenek var.Ama işimiz ses kaydı ve birkaç ufak düzenleme olacağı için koskocaman programlarla kafamızı karıştırmamızın manası yok. Açık kaynak kodlu, hem de bu konularda oldukça popüler olan Audacity işimizi kolaylıkla ve fazlasıyla görecektir. Podcast Rehberi , audacity nin kullanımı ile ilgili güzel bir yazı hazırlamış ondan faydalanarak programın kullanımını öğrenebilirsiniz.

Audacity ile .mp3 uzantısı ile dosya kaydetmek için Lame mp3 encoder ı indirip , Audacity yi yüklediğiniz klasöre kopyalamalısınız !

Kayıtta nasıl temiz bir ses elde edebilirim ?

Podcast yayınında temiz bir ses elde etmek tahmin edersiniz ki anahtar rolündedir. Bunun için pek sevgili forum.zoque de dönen şu muhabbete kulak verelim.

Öncelikle mikrofon ve ses kartı baÄŸlantısı mini-stereo jack ile deÄŸil direk “stereo” veya “line-in” jack ile yapılırsa daha kaliteli sonuçlar alınır. (USB-Firewire’da kullanılabilir)

özellikle ses kaydı programına ve ses kartına ve pahalı mikrofona gerek yok.

mikrofonun ucuna (neydi adı unuttum) süngerimsi şeyden takılırsa masaüstü mikrofonla bile temiz ses kayıtları yapabilirsiniz, ben 3,5 milyona aldığım kulaklığın mikrofonuyla yapıyorum oradan biliyorum.

» muhabbetin devamı

Mikrofon süngeri gerçekten çok iyi sonuçlar veriyor denemekte fayda var !

Sonunda temiz bir ses elde ettik ve yayınımızı kaydettik, elimizde .mp3 uzantılı podcast dizimizin ilk bölümü duruyor. Bundan sonraki adım olarak elimizdeki dosyayı optimize edebilir miyiz ona bakacağız.

Mp3 dosyalarını optimize etmek, olabildiğince boyut küçültmek

Mp3diet adlı program mp3 dosyalarının kalitelerini biraz düşürerek %40 lara varan bir sıkıştırma sağlıyor. Dinlediğinizde eskisi ile yenisi arasında bir fark göremeseniz de dosya boyutunda ciddi farklar görebilirsiniz.

Mp3 dosyamızın boyutu aslında çok önemli. 50 mb a ulaşan tek bir bölümü çekecek bir dinleyici bulmak Türkiye de zor olabilir. Malum Türk Telekom biz kullanıcılarına pek insan muamelesi yapmıyor.

Son olarak bölümlerimizi yayınlayacağımız bir alan bulmak kaldı.

Podcast yayınlarını nerede host edebilirim ?

Bunun içinde yine birçok alternatifimiz var.Bölümleri kendi hostunuzda saklamanız ilerde bazı sorunlara yol açabilir, dinleyici sayınız arttıkça yayınınız ciddi bandwith yiyebilir. Bunun için dosyalarınızı aşağıdaki sitelerde barındırmanız pek faydalı olacaktır.

Ben podomatic kullanıyorum ve gayet memnunum.15 gb bandwith ve 500mb dosya barındırma alanı sağlıyor.Eğer isterseniz PRO hesaba geçerek bu limitleri de arttırabiliyorsunuz.Upload yaparken hızı tatmin edici ve güzel bir uploaderı var.

Yukarıdaki listeden kanınızın en fazla ısındığı uygulamayı bulup dosyalarınızı yükleyebilirsiniz. Odeo,podomatic, podbean gibi siteler podcast için özelleştirilmiş olsa da diğerleri için temel işlev dosya barındırmak. Bütün servisler hakkında kısa kısa bilgi veren başka bir yazı daha yazmayı düşünüyorum. Siz yayınınızı kaydetmeye başlayın hemen geliyor o yazı.

6 Yorum Yapılmış

Güzel Yazı Ellerine Sağlık :)
Yanlız Podcast Hakkındaki İlk Yorumun Çok İyi Olmuşta, Son Yorumun Radyo Felan :) Bende Blog Sistemi Yazıyorum ;) Podcast Ekleyeceğim, Ama Yazılan Yazı İçin Podcast Yani Buda Ses Demek :D Kısaca Podcast İnternet Ortamından Dinlediğin Ses Ortamıdır ;)

Tekrar Teşekkürler

 

Bu Arada :) Radyo Yayını Aklıma Gelmedi Ama Radyo Açmayı Düşünüyorum… Adınıda Radio Raspberry Koyacağım.. Genelde System Of A Down, Linkin Amca, Korn Dayı, Evanescence Teyze Dinlerim.. Rock Tarzı BirÅŸeymi? Yapsam Bilmiyorumki… Bir Taraftanda FULL BASS Åžarkılar Çok HoÅŸuma Gidiyor :)

Neyse Buldum, Gece 00:00 Öğlen 12:00 Rock (Piiizzzzzz Misali, Gece İyi Gider) Öğlen 12:00 Gece 00:00 FULL BASS Yayın Yaparız :) Gündüz Arabada İyi Dinlenir :D :D :D

 

güzel bir site, konuları da güzel seçiyorsunuz, umarım devamı gelir

 

Yorumlar için rss adresi

Yorum Yaz

bu yazıyı okuyan bunları da okudu

Related posts

takvimler 3 Temmuz 2007 , saatler 15:58 gosterirken yazmisim, makale kategorisine eklemisim

, , , , , , , , ,

Bu yaziya yapilacak yorumlardan haberdar olmak icin RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

 

etkinlik takvimi

  • Åžu anda hiç bir etkinlik yok.

son yorumlar

  • no body: the link is broken :( plz upload from another site
  • yasin: ÅŸok etkisi…
  • amentian: Buraya da yakışmıştı :) ama madem öyle diyorsun, sildim gitti.
  • yavuz: ben o yorumu bir üstteki girdiye atmıştım yani öyle sanıyordum xD
 

gücünü wordpress den alır last.fm hypem.com