
Senenin en büyük iki festivalini geride bıraktık. Güzel geçtiği kesin. Aklınıza bir takım aksilikler de gelmiyor değildir. Aslında en büyük aksilik, başka gün yokmuş gibi Rock’n Coke ile UniRock’ın çakışması idi.
Uzun bir yazıya başlar gibiyim. Bir hafta sonra gelip biraz kafanızı şişireceğim kusura bakmayın. Önce biraz görsel ekleyelim, ağzımız tatlansın.

fotoğraflar: Pınar Tuncer
İlk olarak Unirock:
Festivalde daha rafine bir izleyici vardı ki aslında bu çok sevinilesi bir şey değil. Rock’n Coke tayfasının orada bulunmaması sahneden bile alkışlandı fakat işi ileri götürmek yanlıştı. Beğenmemek ile hakaret etmek arasında ince değil, 5 şeritli otoban eninde bir çizgi var!
Ben pek festival adamı değilim. 3 günlük festival + sıcak hava olunca sadece o günün son iki grubuna gidebildim. Buna rağmen beton zemin ne memen bir lanetmiş tecrübe etmiş oldum. Bütün günü orada geçirmek mi ? Puf! Şimdi aranızda olamazdım.
Ses sistemi gayet iyiydi. Biraz desibel düşüktü ama o şehrin göbeğinde olmamızdan sanırım. Ön taraflardan duyulmuyormuş. Peh! Kahrolsun kırmızı bileklikli sahne önü!!
İlk günün gecesi zaten sorunlu olan sağ kulağıma su kaçırınca son iki gün biraz mono geçti ama olsun.
Arch Enemy izlemiş olmak büyük şeref! Pek hatırlamıyorum olanları o kadar büyük yani. Sahne gözümde büyüdükçe büyüyordu. Hatta Angela bi ara o soldaki kaçak gökdelenden bile daha yüksekti. Ankara dan gördük diyen var. (Çüş!)
Paradise Lost, Rock’n Coke’lu hemşehrilerine tam zıt bir resim çizdi. Geldiler, çaldılar ve gittiler. Güzel olmadığından değil. Hatta müziklerine paralel bir tavır bile denebilir.
Paradise Lost sahnedeyken seyirci çok sabırsızdı. Rotting Christ ile Kreator arasına sıkışmış adamlar, talihsiz durum. Paradise Lost sahnede kalsın isteyenlere küfür etmeler vs. Bir an önce Kreator çıksın! Kendileri ne kadar Kreator dinlemeye geldilerse o adamların da o kadar Paradise Lost dinlemeye geldiklerinden bihaberler. Söyleyemezsin bile bunu çünkü adamlar sırtlarında kocaman ego tanklarıyla gelmişler, ağızda hortum sürekli takviye yapıyorlar arkadan.
Kreator çok eğlenceliydi çok. Aslında ben pek Kreator sevmem, (durun, vurmayın abiler) thrash metalle çok içli dışlı değilim (alpha team, indirin şu soysuzu!) fakat Mille ele avuca sığmaz bir sahne adamı. Güldürmesini de coşturmasını da iyi biliyor. Gerçi Phobia çaldıkları an zaten bana istediğimi vermişlerdi, gördüğünüz gibi çok fena kârdayım.
Amon Amarth! Dev cüsselerine rağmen çok cana yakın adamlar. Hazır deniz yakınken bir açılsak mı şöyle diye iç geçirdik. Ne de olsa İstanbul Vikingleriyiz. Yine bekliyoruz.
Testament ve Faith No More konserlerinin Küçükçiftlik Park’ta olacak olması gözlerimi yaşartıyor. Hem iyi hem kötü manada, tam kararımı veremedim ama iş yine çadıra dönmesin.
Ya Rock’n Coke ?

fotoğraflar: buradan, şuradan ve hatta
Rock’n Coke hakkında çok yazı, çok resim ve çok fazla haber var. Bu sene başbakan – Unirock kapışması durumu biraz dengeledi ama o sayılmaz. Ezici üstünlük Rock’n Coke tarafında! Ee buna şaşıran da yok; ülkenin en zengin festivali oldukları su götürmez bir gerçek.
Benim yanlışım Rock’n Coke gibi büyük festivallere müzik festivali demek. Eğlenmeye gelen tayfanın eğlenmek için aradığı şey sadece müzik değil. Bütün büyük festivallerin aynı şekilde davranması göz ardı ettiğim bir durum. Unirock gibi küçük festivaller için durum daha farklı. Müzikten başka tek yapabileceğiniz betona oturmaktı mesela bu sene. Geçen sene de çok farklı değildi. Daha fazla para, daha pahalı biletler ile içerisi doldurulabilir belki ama benim beklentim bu yönde değil. İçeriye kaydırak koyacaklarına daha ünlü bir adam getirsinlere oyumu basarım ben şahsen.
Neyse tam burada işi daha iyi yazarlara bırakayım en iyisi: Şu yazı ve şu yazı Rock’n Coke 2009′u çok güzel anlatıyor. Şu yazı ise Rock’n Coke’u çok güzel anlatıyor.
Rock’n Coke elindeki muazzam gücü daha büyük isimleri getirmeye harcasın başka şey istemiyorum hatta istemiyoruz. Dibimize kadar gelen ulaşılmazlar için en büyük şansımız Ahmet San ve Rock’n Coke, başka yok!
* Mille Petrozza dedi bunu
bu yazıyı okuyan bunları da okudu
takvimler 25 Temmuz 2009 , saatler 18:39 gosterirken yazmisim, festival kategorisine eklemisimBu yaziya yapilacak yorumlardan haberdar olmak icin RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Yorum Yapılmamış
Yorumlar için rss adresi